Reklamı Geç

Topçu'dan büyükelçilere zor soru!

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, yılbaşı gecesi Reina'da meydana gelen terör saldırısına ilişkin "hayat tarzlarımız üzerinden saldırıya geçtiler" dedi.

Topçu'dan büyükelçilere zor soru!
Topçu'dan büyükelçilere zor soru! Haber Merkezi
Bu içerik 643 kez okundu.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu önemli açıklamalarda bulundu. 

Yalçın Topçu, Reina'da meydana gelen hain terör saldırısı için, "Ben öncelikle orada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum. Bu saldırı aslında oradaki insanların şahsında Türkiye devletine ve milletine yapılmıştır. Bu terör baronları Ankara'ya diz çöktürmek için yaklaşık 2 buçuk yıldır çeşitli tezgahlarla Türkiye'yi meşgul ediyor. Nedeni de milli iradenin kahir ekseriyetini arkasına almış bir lider var, dik duruyor, medeniyet coğrafyasına sahip çıkıyor ve netice itibariyle parmakla yönetilemiyor. İtiraz ediyor, sorguluyor, "Dünya 5'ten büyüktür" diyor. Kalkıyor birisine diyor ki sen "Çocukları öldürmeyi iyi bilirsin". Mısır'a sahip çıkıyor. Libya'ya sahip çıkıyor. Mağdurun ve mazlumun yanındayım diyor" dedi.

100 YIL ÖNCE BAŞLATILAN OYUNUN FİNALİ

Bunlarda yüz yıl sonra Abdulhamit Han Hazretleri ile başlattıkları bölmeyi parçalamayı yüz yıl sonra finalini yapmak istiyorlar. Geçmişte bunu başardılar. O günkü aydınlarımız ulularımız bunu göremedi, bugünküler gördü. Allah'a hamd olsun. Şimdi bütün bunlar küresel güçlerin öfkesini kabartıyor. Şimdi bizim coğrafyamızda yeni bir harita çizecekler, masaya oturmuşlar ama bir bakıyorsun ki Türk Silahlı Kuvvetleri başkomutanın emriyle El Bab'a kadar gelmiş. Şimdi ne yapacaklar işte Ankara'ya çökertmeye çalışacaklar. Bakın bütün eşkiyalarını harekete geçirdiler. Bakın meşgul olduğumuz hiçbir terör örgütü yerli değil. Düğmeye bastırarak istediklerini yaptırıyorlar. Reina saldırısı ile ilgili çok net bir şey söylüyorum; mescitle Reina saldırısı elin adamı için aynı şey. O hedefine ulaşmaya çalışıyor. Aslında Cumhuriyet kurulduğundan bu tarafa kaşımaya başladılar.

Sağcı-solcu, alevi-sünni, Kürt-Türk, laik-antilaik, şimdi de güya hayat farklılıklarımızı, hayat tarzlarımızdaki farklılıklar üzerinden yürümeye çalışıyorlar. Ama bir türlü şunu anlayamadılar, biz tanrı dağından indikten sonra bu Malazgirt'e gelince Mezepotamyanın, Hicaz'ın, Balkanların, Afrika'nın çocuklarıyla öylesine bir kaynaşmışız ki Anadolu ebrusu olmuşuz. Bizim bir ilahi kaderimiz var ve bu ilahi kaderi ancak yazan bozar. Onun için görüldüğü gibi daha çok birbirimize perçinleniyoruz. Bakın bir acı yaşıyoruz ama moralimiz yüksek. Bu acılar bizi bir birimize daha çok yakınlaştırıyor. Bu idrakla hareket eden bir Ankara var ve bunu tüm dünyaya anlatıyor. 

BÜYÜKELÇİLER KÜLLİYE'YE DE GELECEK Mİ? 

Evet Reina'da esas altını çizmem gereken şu; stratejik ortak olduğumuz ülkeler bu faciayı kınadılar. Bunu çok önemsedim. Şimdi bir şey bekliyorum bu kınayan ülkelerin Türkiye'deki elçileri bölücü terör örgütlerinin Meclis'teki sıralarına oturduğu gibi acaba Külliye'ye gelip "Siz haklısınız, biz bu küresel terörle mücadelede Türkiye'nin yanında olamadık, sizin FETÖ terör örgütü başınızı besliyoruz, Kırmızı bültenle aranan PKK'lıları hala size teslim etmiyoruz, biz şimdi küresel terörü anladık. Ay yıldızla beraber mücadele edeceğiz, biz yanınızdayız" diyecekler mi? Bunu bekliyorum. Yani o kınamaların bir neticesi olmalı. 

İSTEDİKLERİ HARİTAYI ÇİZEMEYECEKLER

Ve onlara şunu söylüyorum. Sanıyorlarsa istedikleri haritayı belirleyecekler bizi de terörle diz çöktüreceklerine inanıyorlarsa yanılıyorlar. Ankara ne kadar güvenliyse Washington o kadar güvenlidir. Paris o kadar güvenlidir. Madrid o kadar güvenlidir. Berlin o kadar güvenlidir. Neticede maşayla çok oynarsan kendi elini de bir gün yakarsın. Benim onlara tavsiyem Çanakkaleyi açsın tekrar okusunlar. Sakarya'yı, Dumlupınar'ı tekrar okusunlar.  Hiç bir şeyi beceremiyorlarsa 15 Temmuz'un videolarını tekrar tekrar izlesinler.

Onlar şu anda terör örgütleriyle partnerlik yapıyorlar. Bunu kendi milletlerine anlatamazlar. Evet bu alçak saldırı ciddi emperyalist bir tezgahtır. Bu tezgahı bozduk. Ben açıkça söylüyorum mescide yapılsa hangi duygularla onu telin edersem bugün aynı duygularla telin ediyorum.  

ELİMİZDE SOMUT DELİLLER VAR

Sahalarda terör örgütlerinin kullandığı malzemelere baktığımız zaman ne yazık ki stratejik ortak olarak bildiğimiz ülkelerin silahları, teknik donanımlarına bakıyorsunuz onların bunu üretmeleri imkansız, özel savaşın gereklerini yerine getirecek kapasitede alet edevata sahipler. Elle tutulur somut deliller olduğu için zaten diyoruz ki ne yazık ki Avrupa Birliği ülkeleri ve müttefikimiz ABD'nin ilgili yerleri bu terör örgütlerinin arkasında. Biz açık ve net söylüyoruz biz öyle bir milletiz ki öleceksek de adam gibi ölürüz. Bizi o eşkiyalarıyla terbiye edemeyecekler. Bizim bugün geldiğimiz noktada ülke olarak yaşadıklarımızı başkası yaşasa ekonomik olarak yerle bir olurdu.

BİZİM KIZIL ELMAMIZ AVRUPA BİRLİĞİ OLAMAZ

Devletlerin kadim dostlukları veya kadim düşmanlıkları diye bir şey olmaz. Devletlerin hak ve menfaatleri olur. Tabiki biz Avrupa Birliği ile ilgili çok samimiydik ama bunlar bizi bir hayal tüneline soktuklarını ve neticesiz bir hayal tüneli olduğunu kendileri ifade ediyor. O zaman bizim kızıl elmamız asla ve kata Avrupa birliği olamaz. Hiç kimse Türkiye'yi ilelebet bir hayal tünelinde tutamaz. Türkiye'nin potansiyeli bunu kabul etmez. 

EKONOMİK SALDIRILAR

Şimdi bize bir takım ekonomik dayatmalarda bulunmaya çalışıyorlar. Onlar da havasını alacak. Sayın cumhurbaşkanımızın dediği bir şey varya TL'ye dönün çağrısı. Biz bazı birikimlerimizi kötü günler için saklayan bir milletiz büyüklerimiz kefen param derlerdi, şimdi bundan daha kara gün mü var? Biz şuan ikici istiklal savaşıyla karşı karşıyayız. İstiklal savaşında nasıl ki her ev gerekirse bir çorap örerek, varsa atını vererek, askere çaputtan içlik dikerek destek olduysa şuanda da yastık altı birikimlerimiz ekonomiye katılmalı. Bu oyunu da boşa çıkartmamız lazım. 

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Başkanlık sistemi gerçekten Türkiye'nin geç kalmış bir ihtiyacı. Birilerinin söylediği gibi "bölünmek, parçalanmak" tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır. Bu sistem geldiği zaman devleti ebed milleti esas insan öncelikli bir anayasayla birlikte Yasamayı, yürütmeyi, yargıyı birbirinden ayıracak ve Meclis esas görevine dönecek. Yasama yapacak denetim yapacak. Milli iradeyle seçilen yürütmesini seçecek icraatine başlayacak. Bu sistem koalisyon gibi kayıpları ülkemize yaşatmayacak. İstikrarlı bir yönetim 

yalçın topçu
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
‘Necip Fazıl için büyük adam tabiri bile az gelir’
‘Necip Fazıl için büyük adam tabiri bile az gelir’
Kudüs'teki yüzyıllık hesap
Kudüs'teki yüzyıllık hesap