Reklamı Geç

Kendimizi bilmezsek birileri gelir bizim kim olduğumuzu belirler

Kendimizin adını da anlamını da kendimizin vermesi gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz kendimizi bilmezsek birileri gelir bize ne olduğumuzu anlatmaya, bunun sınırlarını çizmeye başlar” dedi.

Kendimizi bilmezsek birileri gelir bizim kim olduğumuzu belirler
Kendimizi bilmezsek birileri gelir bizim kim olduğumuzu belirler Haber Merkezi
Bu içerik 578 kez okundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanlığı himayesine alınan, "Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Programı (GEBİP) Ödülü, Bilimsel Telif ve Çeviri Eser Programı (TEÇEP) Ödülü ve Uluslararası Akademi Ödülleri"nin verildiği, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2016 Ödülleri Töreni"ne katıldı.

"Ülkenin işgaline zemin hazırlama amacı gütmektedir"

"Kendimize gelebilmemiz ancak kendimizi bilmemizle mümkündür." değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaptıkları büyük ihanet”

"Şayet biz kendimizi bilmezsek birileri gelir bize ne olduğumuzu anlatmaya, bunun sınırlarını çizmeye başlar. Pek çok sapkın yapı gibi FETO'cular da yollarını kaybetmişlerdir. 

Ne olduklarını, kim olduklarını unutarak, her biri sadece sahiplerinin emrettiğini yapan birer mankurta dönmüşlerdir veya dönüşmüştür. Öyle ki 15 Temmuz'da bu örgüt mensuplarının yaptıkları ihanetin büyüklüğünü ancak bir asır önceki işgal günleriyle mukayese edebiliriz. 

Mesela FETÖ'nün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bombalamasıyla Osmanlı Meclis-i Mebusan’ın kapatılması aynı şeydir. Aynı amaca yöneliktir. Orada bir fark yok. Her ikisi de milli iradenin tecelligâhı olan bu kurumları işlemez hale getirerek ülkenin işgaline zemin hazırlama amacı gütmektedir."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanlığı himayesine alınan, “Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Programı (GEBİP) Ödülü, Bilimsel Telif ve Çeviri Eser Programı (TEÇEP) Ödülü ve Uluslararası Akademi Ödülleri”nin verildiği, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) 2016 Ödülleri Töreni”ne katıldı.

“ÖNEMLİ MESAFE KAYDETTİK”

“Yeni ve büyük Türkiye’yi bilimin aydınlattığı yoldan ilerleyerek kurmak için çıktığımız bu süreçte gerçekten çok önemli mesafe kaydettik.” diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanlığı olarak TÜBA’nın, TÜBİTAK’ın projelerini, ödül törenlerini himaye etmemizin sebebi işte budur. Henüz hedeflerimizin uzağındayız, hedeflerimizi yüzde yüz gerçekleştirdik diyemeyiz. Ama geçtiğimiz14 yılda elde ettiğimiz neticelere baktığımızda gittiğimiz yolun doğru olduğunu görüyoruz. İnşallah önce 2023 hedeflerimize ulaşacak, ardından da 2053 ve 2071 hedeflerimizi gerçekleştireceğiz. İşte o zaman hem ülkemiz hem dostlarımız hem de tüm insanlık için çok daha güzel, çok daha adil, çok daha güvenli bir dünyanın inşasına da katkı sağlamış olacağız.” 

Erdoğan, bilimin sadece somut çıktıları itibarıyla değil zihinlerde yol açtığı değişim, dönüşüm ve aydınlanmayla da ülkeler ve milletler için önemli olduğuna dikkati çekti. Erdoğan, Türkiye’nin tarihindeki çalkantılara, istikrarsızlıklara bakıldığında hepsinin arkasında cehaletin, ilmi geriliğin, kültürel yozlaşmanın bulunduğunu dile getirdi. 

Selçuklu’yu kalbinden vuran Haşhaşiler’in bu boşluktan faydalandığını, Osmanlı’yı uğraştıran pek çok sorunun da temelinde aynı sıkıntıların olduğunu hatırlatan Erdoğan, bugün de aynı sorunla mücadele edildiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“FETO denilen şer şebekesi, milletimizin eğitim, yardımlaşma konusundaki hassasiyetlerini istismar ederken en çok bu tür eksiklerden faydalanmıştır. Bu örgütün içindeki akademisyenler, yargı mensupları, polisler, askerler, öğretmenler, iş adamları iyi eğitim almış, fiyakalı okullardan mezun olmuş olabilirler ama bu durum hakikatler karşısındaki körlüklerini, cehaletlerini, kalplerini ve zihinlerini bir şarlatana kiralamış oldukları gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Bunun için hep ilimle birlikte atalarımız, ecdadımız dikkat ederseniz irfanı ilmin yanına koymuştur. Bir de ilmin yanına atalarımız hikmeti koymuştur. İlimle hikmeti beraber anmıştır. İrfan olmazsa o ilmin hiçbir değeri yok. Hikmet olmazsa aynı şekilde o bilginin hiçbir anlamı yok. Bilgi dediğimiz somut birikim, ilmin aslında ilk safhasıdır. Eğer bilgiyi gönül süzgecinden geçirip hikmetle taçlandırırsanız işte o zaman irfana ulaşırsınız. Kağıtla kalbi birlikte işlemeden sahip olunan birikim, bizleri kurtarmaya, aydınlığa çıkarmaya, doğruya ulaştırmaya yetmez.”

“ÜLKENİN İŞGALİNE ZEMİN HAZIRLAMA AMACI GÜTMEKTEDİR”

“Kendimize gelebilmemiz ancak kendimizi bilmemizle mümkündür.” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şayet biz kendimizi bilmezsek birileri gelir bize ne olduğumuzu anlatmaya, bunun sınırlarını çizmeye başlar. Pek çok sapkın yapı gibi FETO’cular da yollarını kaybetmişlerdir. Ne olduklarını, kim olduklarını unutarak, her biri sadece sahiplerinin emrettiğini yapan birer mankurta dönmüşlerdir veya dönüşmüştür. Öyle ki 15 Temmuz’da bu örgüt mensuplarının yaptıkları ihanetin büyüklüğünü ancak bir asır önceki işgal günleriyle mukayese edebiliriz. Mesela FETÖ’nün Türkiye Büyük Millet Meclisini bombalamasıyla Osmanlı Meclis-i Mebusan’ın kapatılması aynı şeydir. Aynı amaca yöneliktir. Orada bir fark yok. Her ikisi de milli iradenin tecelligahı olan bu kurumları işlemez hale getirerek ülkenin işgaline zemin hazırlama amacı gütmektedir.”

erdoğan kendimizi bilmezsek başkaları bizim kimliğimizi belirler
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
‘Necip Fazıl için büyük adam tabiri bile az gelir’
‘Necip Fazıl için büyük adam tabiri bile az gelir’
Kudüs'teki yüzyıllık hesap
Kudüs'teki yüzyıllık hesap