Reklamı Geç

Şimdi 'Necip Fazıl'ı anlama zamanı

İhsan Şenocak, Serdar Tuncer ve Yusuf Kaplan onlarca Necip Fazıl okuyucusuna 'Üstad, bize ve geleceğe ne diyor?' sorusuyla birlikte onun fikir dünyasının içeriğindeki 'mana'yı açıkladı.

Şimdi 'Necip Fazıl'ı anlama zamanı
Şimdi 'Necip Fazıl'ı anlama zamanı Haber Merkezi
Bu içerik 795 kez okundu.

“Üstad Necip Fazıl Kısakürek’i anma değil, anlama zamanı” temasıyla, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının da desteğiyle Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Konferans Salonu’nda 22 Ekim Pazar günü bir program düzenlendi.

Programda İlmi ve Fikri Araştırmalar Merkezi’nin kurucusu ilahiyatçı yazar Doç.Dr. İhsan Şenocak, gazeteci-köşe yazarı Yusuf Kaplan ve sunucu-yazar Serdar Tuncer, onlarca Necip Fazıl okuyucusuna “Üstad, bize ve geleceğe ne diyor?” sorusuyla birlikte onun fikir dünyasının içeriğindeki “mana”yı açıkladı.

Program, Birlik Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Mehmet Alacacı’nın konuşmasıyla başladı ve sunucu-yazar Serdar Tuncer’in Necip Fazıl’ın fikirlerinin tasavvufi yönünü Üstad’ın da hayatından kesitler ve şiirleriyle örneklendirmesiyle devam etti. Tuncer, Necip Fazıl’ı anlamanın evvela onun yetişmesinde vesile olan Abdulhakim Arvasi Hazretleri’ni anlamakla başlayacağını belirterek ehl-i sünnet ve’l cemaat anlayışındaki tarikat ve cemaatlere karşı halihazırda oluşan “Fetö gibi” algısına da vurgu yaparak bunun yanlış olduğunu, Üstad ve Fethi Gemuhluoğlu gibi isimlerin ardında ehl-i sünnet isimlerin durduğunu, onları besleyenleri tanımadan bu isimleri de anlamaktan uzak kalacağımızı belirtti. Konuşmasını onun mürşidine sadık olduğunu ve ona karşı saygısını da muhafaza etmeye çalıştığını belirterek devam eden yazar, genellikle toplumda insanların mürşidiyle bilinmesine rağmen toplum içinde “Necip Fazıl’ın mürşidi Abdulhakim Hazretleri” olarak müridin mürşidi daha ziyade tanıtması yönündeki farklı durumu da dinleyicilere aktardı.

Gazeteci-köşe yazarı Yusuf Kaplan ise Üstad’ın ehl-i sünnet çilesini çektiğini, “dava adamı, sanat adamı ve fikir adamı” olarak üç kanatlı bir yönü olduğunu belirtti. Ayrıca dava adamlığını sanatsal yönüyle de pekiştirdiğini ve Türkçe’yi sanatsal olarak “saf halden has hale” getirerek edebiyatımızda bir milat oluşturduğunu da sözlerine ekledi. Avrupa’nın Türkiye ve destekçilerini yok etmek için özellikle Gazali ve Osmanlı’ya vurduğunu, son olarak da “Peygambersiz İslam Projesi” ile ehli sünnet dışında ve herkesin Kur’an’ı kendine göre yorumlayarak “kendine göre din” oluşturmak istediklerini de bildirdi. Ancak Kur’an’ın vusul, sünnetin ise usul olduğunu, usulsüz vuslun ise gerçekleşemeyeceğini de ekleyen Kaplan, Üstad’ın günümüzde çizilmeye çalışılan planları evvelinde gördüğünü ve makro planda ehli sünneti ele aldığını, mikro alanda da öncü kuşağın tohumlarını ekmeye çalıştığını belirtti.

Son olarak İFAM kurucusu İhsan Şenocak Necip Fazıl’ın “Gençliğe Hitabe” adlı yazısını analiz ederek Üstad’ın “ ‘Zaman bendedir ve mekan bana emanettir!’ şuurunda bir gençlik…” dediğini ve bu gençliğin de şuurunu yine Kur’an ve Sünnet merkeziyle elde edebileceğini, surda bir gedik açıldığını ve orayı da bu gençliğin doldurması gerektiğini belirtti.

Program konuşmacılara Üstad’ın “Bu eser benim bütün varlığım…” dediği “İdeolocya Örgüsü” adlı eserinin takdimi ve dinleyicilere de Necip Fazıl’ın külliyatından çeşitli eserler hediye edilmesiyle sona erdi.

üstad necip fazıl ihsan şenocak serdar tuncer yusuf kaplan mttb
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
‘Necip Fazıl için büyük adam tabiri bile az gelir’
‘Necip Fazıl için büyük adam tabiri bile az gelir’
Kudüs'teki yüzyıllık hesap
Kudüs'teki yüzyıllık hesap