Reklamı Geç
Yahudi'nin yumuşak karnı
Dr. Arif AKGÜL

Yahudi'nin yumuşak karnı

Bu içerik 404 kez okundu.

Hayber kalesi, MEDİNE-ŞAM yolu üzerinde, Medine'ye 151 km mesafede bulunur.
-Müşriklere hertürlü desteği veren bu FİTNE yuvasında, Medine ovasının ZENGİN BENİ NADİR YAHUDİLERİ oturmaktadır.
-Hayber Kalesi, 628 yılında 1600 kişilik İSLAM ordusu tarafından kuşatılır.
-Kale çok iyi korunaklıdır ve zengin stokları nedeni ile bir türlü düşmemektedir. Özellikle KAMUS KALESİ çok sağlam yapılıdır. Bir türlü düşürülemez, Hz.Ali hariç, bütün ASHAB'ın ileri gelenleri şansını denemiş, fakat başarılı olamamıştır. 
-Bunu bilen Düşman kale dışına çıkmamakta, müslümanların başarısız olup muhasarayı yarıda bırakıp gitmelerini beklemektedir. 
-Günler geçiyor, müminlerin morali bozulmakta, yaralı ve hasta sayısı her geçen gün artmakta ve daha önemlisi ERZAKLARI iyice azalmıştır.
-Efendimiz derin ferasetini kullanarak bir STRATEJİ geliştirir..
-Yahudilerin HURMA ağaçlarını kesin emrini verir, aslında bu bir BLÖF'tür. Efendimiz ağaç kesimine asla müsade etmez. Ama bu bir savaş, hertürlü HİLE MÜBAHTIR.

Kaleden bakınca görebilecekleri alanlarda birkaç Hurma ağacı kesilir..
-Bu durum Yahudileri telaşlandırır, zira Yahudi'nin, 
-Canı kıymetlidir, amma Malı daha kıymetlidir.
-Para-Servet-Zenginlik herşeyidir, bunlar olmaz ise, Yahudi için hayatın anlamı kalmaz. Ağaçlar kesildikçe yahudiler kahrolmaktadır,
Mecburen kale dışına çıkıp savaşmaya, Hurma bahçelerini kurtarmaya karar verirler.
-Tam bu esnada Efendimiz Hz.Ali'yi sahneye çıkarır.
-Peygamberimiz sancağı ister, bu sancağı yarın öyle birine vereceğim ki, o ALLAH ve RESULÜNÜ SEVER, ALLAH ve RESULÜ de ONU SEVER der. Herkes merak içinde ertesi sabahı beklemeye başlar, o gece kimsenin gözüne uyku girmez. Herkes acaba bu kişi ben olabilir miyim diye umutlanır. 
Sabah olur, Efendimiz sancağı eline alır ve Hz.Ali'yi sorar. Hasta olduğu için geri hizmette olduğu söylenir, haber verirler ve Hz.ALİ gelir, gözlerinden şiddetli rahatsızdır. Efendimiz parmağını Kendi diline sürer ve sonra aynı parmakla Hz.ALİ'nin gözlerini siler, ALİ'nin gözleri süratle iyileşir, bütün ASHAB bu mucizeye şahit olurlar. Sonra sancağı Hz.ALİ'ye teslim eder.
Öfke ile Kale dışına çıkan Yahudilerle amansız bir savaş başlar. Önce yapılan Düello'da Hz.Ali, Yahudi Lideri MERHAB'ın kardeşi HARİS'i, sonra da kendisini öldürür. Bunun üzerine korkan yahudiler tekrar kaleye sığınır. Kahramanlık içinde kahramanlıklar gösteren Hz.Ali, imkansız'ı başararak Kale Kapısını açar ve böylece kale düşer.

ŞİMDİ EY MÜSLÜMAN..
Sen de Yahudilerle savaşmak istiyorsan bir HURMA AĞACI da sen kes..Nasıl mı ??
-Sokaklarda BAĞIRIP-ÇAĞIRMAKLA İsrail'e zarar veremezsin, Donkişot'luk yapıp savaş açacak halimiz de yok, çünkü bu bire-bir bizim mes'elemiz değil, Dünya ile birlikte hareket etmeliyiz.
Peygamber efendimizin metodu kesinlikle işe yarayabilir..
Al eline baltayı kes bir Yahudi Ağacını..
Evine giren her yahudi malı bir Yahudi ağacıdır. 
Kesin bu zehirli ağaçları..

İSRAİL'in canını acıtacak, en etkili silah budur..
HERKES YANINDA OLANDAN VERİR..diyor Hz.İSA, 
Yani herkes elinde olanla savaşır ve bu günümüzdeki en etkin CİHAD biçimidir.

İSRAİL'in arka bahçesi durumuna dönüşmüş olan CEZAYİR, MISIR, SUUDİ ARABİSTAN ve Katar hariç KÖRFEZ ÜLKELERİ, Türk Mallarına karşı aleni direnç gösterip anti-propaganda yapıyorsa biz neden yapmayalım. Ayrıca bu konuda bireysel gayretler yetmez, ALTERNATİF olan yerli firmalara DEVLET desteği gerekir ki, Rekabet edebilsinler, KURTLAR SOFRASINDA yem olmasınlar..
Her fırsatta Devlete kafa tutan TÜSİSD gibi kuruluşlardan da mutlaka hesap sorulmalıdır..

Mübarek bir Belde olduğu Ayetle sabit olan (Etrafını Mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa..Ayet) KUDÜS için hepimizin sorumluğu vardır..Saygılar
Yahudinin yumuşak karnı, En zayıf noktası..

Hayber kalesi, MEDİNE-ŞAM yolu üzerinde, Medine'ye 151 km mesafede bulunur.
-Müşriklere hertürlü desteği veren bu FİTNE yuvasında, Medine ovasının ZENGİN BENİ NADİR YAHUDİLERİ oturmaktadır.
-Hayber Kalesi, 628 yılında 1600 kişilik İSLAM ordusu tarafından kuşatılır.
-Kale çok iyi korunaklıdır ve zengin stokları nedeni ile bir türlü düşmemektedir. Özellikle KAMUS KALESİ çok sağlam yapılıdır. Bir türlü düşürülemez, Hz.Ali hariç, bütün ASHAB'ın ileri gelenleri şansını denemiş, fakat başarılı olamamıştır. 
-Bunu bilen Düşman kale dışına çıkmamakta, müslümanların başarısız olup muhasarayı yarıda bırakıp gitmelerini beklemektedir. 
-Günler geçiyor, müminlerin morali bozulmakta, yaralı ve hasta sayısı her geçen gün artmakta ve daha önemlisi ERZAKLARI iyice azalmıştır.
-Efendimiz derin ferasetini kullanarak bir STRATEJİ geliştirir..
-Yahudilerin HURMA ağaçlarını kesin emrini verir, aslında bu bir BLÖF'tür. Efendimiz ağaç kesimine asla müsade etmez. Ama bu bir savaş, hertürlü HİLE MÜBAHTIR.

Kaleden bakınca görebilecekleri alanlarda birkaç Hurma ağacı kesilir..
-Bu durum Yahudileri telaşlandırır, zira Yahudi'nin, 
-Canı kıymetlidir, amma Malı daha kıymetlidir.
-Para-Servet-Zenginlik herşeyidir, bunlar olmaz ise, Yahudi için hayatın anlamı kalmaz. Ağaçlar kesildikçe yahudiler kahrolmaktadır,
Mecburen kale dışına çıkıp savaşmaya, Hurma bahçelerini kurtarmaya karar verirler.
-Tam bu esnada Efendimiz Hz.Ali'yi sahneye çıkarır.
-Peygamberimiz sancağı ister, bu sancağı yarın öyle birine vereceğim ki, o ALLAH ve RESULÜNÜ SEVER, ALLAH ve RESULÜ de ONU SEVER der. Herkes merak içinde ertesi sabahı beklemeye başlar, o gece kimsenin gözüne uyku girmez. Herkes acaba bu kişi ben olabilir miyim diye umutlanır. 
Sabah olur, Efendimiz sancağı eline alır ve Hz.Ali'yi sorar. Hasta olduğu için geri hizmette olduğu söylenir, haber verirler ve Hz.ALİ gelir, gözlerinden şiddetli rahatsızdır. Efendimiz parmağını Kendi diline sürer ve sonra aynı parmakla Hz.ALİ'nin gözlerini siler, ALİ'nin gözleri süratle iyileşir, bütün ASHAB bu mucizeye şahit olurlar. Sonra sancağı Hz.ALİ'ye teslim eder.
Öfke ile Kale dışına çıkan Yahudilerle amansız bir savaş başlar. Önce yapılan Düello'da Hz.Ali, Yahudi Lideri MERHAB'ın kardeşi HARİS'i, sonra da kendisini öldürür. Bunun üzerine korkan yahudiler tekrar kaleye sığınır. Kahramanlık içinde kahramanlıklar gösteren Hz.Ali, imkansız'ı başararak Kale Kapısını açar ve böylece kale düşer.

ŞİMDİ EY MÜSLÜMAN..
Sen de Yahudilerle savaşmak istiyorsan bir HURMA AĞACI da sen kes..Nasıl mı ??
-Sokaklarda BAĞIRIP-ÇAĞIRMAKLA İsrail'e zarar veremezsin, Donkişot'luk yapıp savaş açacak halimiz de yok, çünkü bu bire-bir bizim mes'elemiz değil, dünya ile birlikte hareket etmeliyiz.
Peygamber efendimizin metodu kesinlikle işe yarayabilir..
Al eline baltayı kes bir Yahudi Ağacını..
Evine giren her yahudi malı bir Yahudi ağacıdır. 
Kesin bu zehirli ağaçları..

İSRAİL'in canını acıtacak, en etkili silah budur..
HERKES YANINDA OLANDAN VERİR..diyor Hz.İSA, 
Yani herkes elinde olanla savaşır ve bu günümüzdeki en etkin CİHAD biçimidir.

İSRAİL'in arka bahçesi durumuna dönüşmüş olan CEZAYİR, MISIR, SUUDİ ARABİSTAN ve Katar hariç KÖRFEZ ÜLKELERİ, Türk Mallarına karşı aleni direnç gösterip anti-propaganda yapıyorsa biz neden yapmayalım. Ayrıca bu konuda bireysel gayretler yetmez, ALTERNATİF olan yerli firmalara DEVLET desteği gerekir ki, Rekabet edebilsinler, KURTLAR SOFRASINDA yem olmasınlar..
Her fırsatta Devlete kafa tutan TÜSİSD gibi kuruluşlardan da mutlaka hesap sorulmalıdır..

Mübarek bir Belde olduğu Ayetle sabit olan (Etrafını Mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa..Ayet) KUDÜS için hepimizin sorumluğu vardır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
‘Necip Fazıl için büyük adam tabiri bile az gelir’
‘Necip Fazıl için büyük adam tabiri bile az gelir’
Kudüs'teki yüzyıllık hesap
Kudüs'teki yüzyıllık hesap